
İstanbul Ceza Avukatı
Ceza dosyalarında sonuç çoğu zaman mahkeme salonında değil, sürecin ilk aşamalarında şekillenmeye başlar.
İfade sırasında kullanılan bir cümle, zamanında sunulmayan bir delil, yanlış hukuki vasıflandırma veya koruma tedbirine karşı gecikmiş bir başvuru, soruşturmanın ve sonraki yargılamanın bütün seyrini etkileyebilir.
Tercan Avukatlık Bürosu, İstanbul Kadıköy’de faaliyet göstermekte; ceza soruşturmaları, gözaltı ve ifade süreçleri, tutuklama ve adli kontrol tedbirleri, ceza davaları, mağdur ve müşteki vekilliği, istinaf ve temyiz başvuruları ile ticari ve ekonomik nitelik taşıyan ceza uyuşmazlıkları üzerinde çalışmaktadır.
Ceza hukukunda savunma yalnızca isnat edilen suça cevap vermek değildir. Somut olayın kronolojisi, delillerin nasıl elde edildiği, suçun maddi ve manevi unsurları, şüpheli veya sanığın olaydaki gerçek konumu, alternatif hukuki nitelendirmeler ve usule ilişkin güvenceler birlikte değerlendirilmelidir.
Bu nedenle ceza dosyalarında çalışma yaklaşımı üç temel unsur üzerine kuruludur:
Strateji · Zamanlama · Kontrol
Ceza Avukatı Ne Yapar?
Ceza avukatının görevi yalnızca duruşmaya katılmak veya dava açıldıktan sonra savunma dilekçesi sunmak değildir.
Ceza hukuku çalışması soruşturmanın ilk anından kanun yollarının tamamlanmasına kadar farklı aşamalardan oluşabilir.
Dosyanın niteliğine göre;
-
ifade ve sorgu işlemlerine katılım,
-
soruşturma dosyasının incelenmesi,
-
delillerin değerlendirilmesi,
-
hukuka aykırı delillere itiraz,
-
tutuklama ve adli kontrol süreçlerinin takibi,
-
tahliye talepleri,
-
bilirkişi ve uzman raporlarının incelenmesi,
-
tanık ve mağdur beyanlarının analizi,
-
savunma stratejisinin oluşturulması,
-
duruşmaların takibi,
-
müşteki ve mağdur vekilliği,
-
istinaf ve temyiz başvuruları
gündeme gelebilir.
Ceza dosyasında doğru hukuki strateji kurulmadan önce şu üç sorunun cevaplandırılması gerekir:
Somut olarak ne oldu?
İddia hangi delillere dayanıyor?
Bu olay ceza hukuku bakımından gerçekten hangi hukuki nitelendirmeye karşılık geliyor?
Savunma bu üç sorunun cevabı üzerine kurulmalıdır.
Ceza Hukukunda Teknik Savunma
Ceza yargılamasında dosyanın yalnızca iddianamede anlatıldığı biçimiyle kabul edilmesi doğru değildir.
Savunmanın ilk aşamasında;
-
iddianın olay örgüsü,
-
deliller arasındaki ilişki,
-
delillerdeki çelişkiler,
-
suçun kanuni unsurları,
-
kast veya taksir değerlendirmesi,
-
şüpheli veya sanığın eylemle bağlantısı,
-
hukuka uygunluk nedenleri,
-
kusurluluğu etkileyen durumlar,
-
usul işlemlerinin hukuka uygunluğu
ayrı ayrı incelenmelidir.
Örneğin bir ticari ilişkiden doğan uyuşmazlığın aynı zamanda dolandırıcılık olarak ileri sürülmesi hâlinde yalnızca paranın ödenmemiş veya sözleşmenin ihlal edilmiş olması yeterli değildir.
Ceza hukuku bakımından suçun kanuni unsurlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği ayrıca ortaya konulmalıdır.
Aynı şekilde bir belgenin sahte olduğunun ileri sürülmesi, kişinin bu sahteciliği gerçekleştirdiğini veya sahte olduğunu bilerek kullandığını tek başına ispatlamaz.
Ceza savunması bu nedenle yalnızca olay anlatımından değil, suçun her unsurunun delille karşılaştırılmasından oluşmalıdır.
Ceza Soruşturması Aşaması
Ceza soruşturması, suç işlendiği şüphesinin öğrenilmesiyle başlayan ve savcılık tarafından yürütülen süreçtir.
Soruşturma aşamasında;
-
şüpheli ifadesi,
-
müşteki beyanı,
-
tanık ifadeleri,
-
kamera görüntüleri,
-
banka kayıtları,
-
telefon incelemeleri,
-
arama ve el koyma,
-
bilirkişi incelemeleri,
-
HTS ve iletişim kayıtları,
-
dijital materyaller
dosyaya girebilir.
Bu aşamada yapılan işlemler ileride düzenlenecek iddianamenin temelini oluşturabilir.
Bu nedenle savunmanın yalnızca dava açıldıktan sonra başlaması bazı dosyalarda önemli bir dezavantaj yaratabilir.
Soruşturma aşamasında dosyanın hukuki yönü mümkün olduğunca erken analiz edilerek hangi delillerin toplanması gerektiği ve hangi iddialara cevap verilmesi gerektiği belirlenmelidir.
Gözaltı ve İfade Sürecinde Avukat
Şüphelinin kolluk veya savcılık tarafından ifadesinin alınması ceza soruşturmasının önemli aşamalarındandır.
İfade işlemi yalnızca kişinin olay hakkındaki açıklamalarını anlatması değildir.
Şüphelinin;
-
hangi suçlama nedeniyle ifade verdiğini,
-
hangi olayların kendisine sorulduğunu,
-
hangi delillerin mevcut olduğunu,
-
susma ve müdafiden yararlanma haklarını
bilmesi önemlidir.
İfade öncesinde dosyanın kapsamının mümkün olduğu ölçüde değerlendirilmesi, olayların kronolojik olarak belirlenmesi ve savunmanın temel çerçevesinin kurulması gerekir.
Birbirinden kopuk, varsayıma dayalı veya dosyanın bütününü bilmeden verilen açıklamalar ilerleyen aşamalarda savunmayı zorlaştırabilir.
Bu nedenle ifade stratejisi her dosyanın kendi delil yapısına göre oluşturulmalıdır.
Tutuklama ve Adli Kontrol
Tutuklama bir ceza değil, Ceza Muhakemesi Kanunu'nda düzenlenen bir koruma tedbiridir.
Tutuklama değerlendirmesinde suç şüphesini gösteren olguların yanında kanunda öngörülen tutuklama nedenleri ve ölçülülük de önem taşır.
Somut olayda;
-
delillerin büyük ölçüde toplanmış olması,
-
şüphelinin sabit ikametgâhı,
-
kaçma riskinin bulunup bulunmadığı,
-
delillere etki etme imkânı,
-
isnat edilen suçun niteliği,
-
adli kontrolün yeterli olup olmayacağı
değerlendirilebilir.
Tutuklama kararına karşı itiraz edilmesi, tutukluluğun incelenmesi ve tahliye talebinde bulunulması ceza soruşturması veya kovuşturmasının farklı aşamalarında gündeme gelebilir.
Savunmada yalnızca “tahliye talep ediyoruz” denilmesi yerine, tutuklamanın somut dosya bakımından neden gerekli olmadığı deliller üzerinden ortaya konulmalıdır.
Arama ve El Koyma İşlemleri
Ceza soruşturmasında konut, işyeri, araç veya başka yerlerde arama yapılması ve belirli eşya veya materyallere el konulması gündeme gelebilir.
Arama ve el koyma işlemleri kişinin özel hayatı ve mülkiyet hakkına doğrudan müdahale niteliği taşıdığından kanunda belirtilen şartlara uygun şekilde gerçekleştirilmelidir.
Bu işlemlerde;
-
kararın kapsamı,
-
aramanın gerçekleştirildiği yer,
-
el konulan materyaller,
-
tutanaklar,
-
dijital materyallerin kopyalanma ve muhafaza yöntemi
incelenmelidir.
Usule aykırı biçimde elde edilen delillerin ceza yargılamasında kullanılıp kullanılamayacağı ayrıca değerlendirilir.
Telefon, Bilgisayar ve Dijital Deliller
Günümüzde birçok ceza dosyasının önemli bölümünü dijital deliller oluşturmaktadır.
Telefonlar, bilgisayarlar, mesajlaşma uygulamaları, e-postalar, sosyal medya hesapları ve elektronik kayıtlar suçlama veya savunmanın dayanağı hâline gelebilir.
Ancak dijital materyalde bir verinin bulunması tek başına her zaman yeterli değildir.
Özellikle;
-
cihazın kime ait olduğu,
-
verinin kim tarafından oluşturulduğu,
-
mesajın bağlamı,
-
dosyanın değiştirilip değiştirilmediği,
-
inceleme yönteminin teknik güvenilirliği,
-
verinin bütünlüğü,
-
elde edilme yönteminin hukuka uygunluğu
incelenmelidir.
Dijital delillerde teknik inceleme ile hukuki değerlendirme birlikte yürütülmelidir.
Ceza Davası ve Kovuşturma Aşaması
Savcılık tarafından yeterli şüphe bulunduğu değerlendirilerek iddianame düzenlenmesi ve mahkeme tarafından kabul edilmesiyle kovuşturma aşamasına geçilir.
Kovuşturma, isnat edilen suç ve kanuni görev kurallarına göre başta Asliye Ceza Mahkemeleri ve Ağır Ceza Mahkemeleri olmak üzere görevli ceza mahkemeleri önünde yürütülür.
Bu aşamada;
-
iddianamenin hukuki yapısı,
-
soruşturma delilleri,
-
tanıklar,
-
bilirkişi raporları,
-
sanık savunmaları,
-
mağdur veya müşteki beyanları
mahkeme tarafından değerlendirilir.
Savunmada iddianamenin bütün iddialarına aynı ağırlıkta cevap verilmesi yerine davanın sonucunu belirleyebilecek temel uyuşmazlık noktalarının tespit edilmesi önemlidir.
Bazı dosyalarda mesele suçun hiç oluşmaması iken bazı dosyalarda fail bağlantısı, kast, delil yeterliliği veya hukuki vasıf tartışması ön plana çıkabilir.
Ağır Ceza Mahkemesinde Yargılama
Kanunun Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına bıraktığı suçlarda yargılama bu mahkemelerde yürütülür.
Bu dosyalarda genellikle yüksek ceza tehdidi, kapsamlı soruşturma dosyaları, çok sayıda sanık veya karmaşık delil yapıları söz konusu olabilir.
Ağır ceza yargılamasında savunma hazırlanırken;
-
iddianame,
-
fiziki ve dijital deliller,
-
HTS ve banka kayıtları,
-
bilirkişi raporları,
-
tanık anlatımları,
-
diğer sanık savunmaları,
-
olayın zaman çizelgesi
bir bütün hâlinde incelenmelidir. Özellikle çok sanıklı dosyalarda bir sanığın savunmasının başka bir sanığın hukuki pozisyonunu etkileyebileceği dikkate alınmalıdır.
Ağır Ceza Mahkemelerinde görülen Kasten Öldürme Suçu ve Cezası makalemizi inceleyebilirsiniz.
Suç Mağduru ve Müşteki Vekilliği
Ceza avukatlığı yalnızca şüpheli veya sanık savunmasından ibaret değildir.
Suç nedeniyle zarar gördüğünü ileri süren mağdur veya müşteki bakımından da soruşturmanın doğru şekilde yürütülmesi önemlidir.
Mağdur veya müşteki vekilliği kapsamında;
-
şikâyetin hukuki çerçevesinin oluşturulması,
-
delillerin savcılığa sunulması,
-
soruşturma işlemlerinin takip edilmesi,
-
kovuşturmaya yer olmadığı kararlarına karşı başvurular,
-
kamu davasına katılma,
-
duruşmalarda temsil,
-
kanun yollarına başvuru
gündeme gelebilir.
Şikâyet dilekçesinin yalnızca yaşanan olayın anlatılmasından ibaret olması yerine, olay ile deliller arasındaki bağlantının açık biçimde kurulması önemlidir.

Dolandırıcılık Suçları
Dolandırıcılık dosyalarında temel mesele, taraflar arasındaki her borç veya sözleşme ihlalinin ceza hukukunda dolandırıcılık oluşturmadığının doğru değerlendirilmesidir.
Suçun oluşumu bakımından somut olayda kullanılan davranışların niteliği, mağdurun iradesine etkisi, elde edilen menfaat ve kast birlikte incelenir.
Özellikle ticari ilişkilerde;
-
sözleşmenin sonradan yerine getirilmemesi,
-
borcun ödenmemesi,
-
ticari projenin başarısız olması
tek başına ceza sorumluluğu için yeterli olmayabilir.
Buna karşılık başlangıçtan itibaren hileli davranışlarla menfaat elde edildiği iddia edilen olaylarda ceza hukuku bakımından ayrıca değerlendirme yapılır.
Bu nedenle ticari uyuşmazlık ile ceza hukuku arasındaki sınır somut olay üzerinden belirlenmelidir.
Güveni Kötüye Kullanma
Güveni kötüye kullanma suçlarında malın veya ekonomik değerin kişiye hangi hukuki ilişki kapsamında teslim edildiği önem taşır.
Bir malın veya paranın teslim edilmiş olması ve daha sonra uyuşmazlık çıkması tek başına suçun oluştuğunu göstermez.
Teslim amacı, taraflar arasındaki hukuki ilişki ve kişinin mal üzerinde hangi tasarrufta bulunduğu birlikte değerlendirilmelidir.
Bu tür dosyalarda sözleşmeler, banka hareketleri, teslim belgeleri ve taraflar arasındaki yazışmalar önemli deliller olabilir.
Sahtecilik Suçları
Belgede sahtecilik iddialarında yalnızca belgenin gerçek olmadığı tartışılmaz.
Aynı zamanda;
-
belgenin hukuki niteliği,
-
sahteciliğin kim tarafından gerçekleştirildiği,
-
belgenin kullanılabilirliği,
-
failin bilgi ve kastı,
-
belgenin ne amaçla kullanıldığı
değerlendirilir.
İmza veya yazı incelemesi gereken dosyalarda bilirkişi ya da kriminal inceleme raporları önem taşıyabilir.
Ancak teknik raporun sonucu diğer bütün delillerden bağımsız şekilde ele alınmamalıdır.
Bilişim Suçları
Bilişim sistemleri aracılığıyla gerçekleştirildiği ileri sürülen suçlarda teknik deliller belirleyici olabilir.
IP kayıtları, cihaz incelemeleri, kullanıcı hesapları, banka hareketleri, elektronik yazışmalar ve dijital log kayıtları soruşturmanın temelini oluşturabilir.
Ancak bir IP adresinin veya cihazın bir kişiyle ilişkilendirilmesi her zaman eylemin o kişi tarafından gerçekleştirildiğini tek başına göstermeyebilir.
Teknik verinin;
-
hangi cihazdan üretildiği,
-
cihazı kimin kullandığı,
-
bağlantının nasıl kurulduğu,
-
verinin hangi yöntemle elde edildiği
birlikte değerlendirilmelidir.
Ticari ve Ekonomik Ceza Uyuşmazlıkları
Ticari uyuşmazlıkların bazıları aynı zamanda ceza soruşturmasına dönüşebilir.
Özellikle;
-
dolandırıcılık,
-
güveni kötüye kullanma,
-
belgede sahtecilik,
-
şirket varlıklarının kötüye kullanıldığı iddiaları,
-
ticari sırlar,
-
şirket içi para ve mal hareketleri
ceza hukukunu ilgilendirebilir.
Bu dosyalarda ticaret hukuku ile ceza hukukunun birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Taraflar arasındaki sözleşmeler, şirket kayıtları, faturalar, banka hareketleri ve ticari ilişkinin geçmişi ceza soruşturmasının niteliğini doğrudan etkileyebilir.
Şirket Ortaklık Uyuşmazlıklarının Ceza Boyutu
Şirket ortakları arasında başlayan bir ticari ihtilaf zaman içerisinde karşılıklı suçlamalara dönüşebilir.
Ortaklardan biri diğerinin;
-
şirket parasını kullandığını,
-
şirket mallarını üçüncü kişilere aktardığını,
-
sahte belge düzenlediğini,
-
yetkisiz işlem yaptığını,
-
şirket hesaplarından para çektiğini
ileri sürebilir.
Bu durumda ticari uyuşmazlığın ceza dosyasından bağımsız değerlendirilmesi yanlış sonuçlara yol açabilir.
Şirket sözleşmeleri, temsil yetkileri, yönetim kararları, banka kayıtları ve ticari defterler birlikte incelenmelidir.
Ceza soruşturmasının aynı taraflar arasındaki ticaret davası üzerindeki etkisi de ayrıca gözetilmelidir.
Delillerin Hukuka Uygunluğu
Ceza yargılamasında yalnızca delilin ne söylediği değil, nasıl elde edildiği de önemlidir.
Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin yargılamada kullanılması konusunda anayasal ve kanuni sınırlamalar bulunmaktadır.
Bu nedenle;
-
arama,
-
el koyma,
-
iletişim kayıtları,
-
dijital materyaller,
-
ses ve görüntü kayıtları,
-
kişisel veriler
dosyaya girdiğinde elde edilme yöntemi ayrıca incelenmelidir.
Savunmada delilin içeriğine cevap verilmesi kadar delilin hukuki geçerliliğinin tartışılması da gerekebilir.
Bilirkişi ve Uzman Raporları
Ceza dosyalarında mali, teknik, dijital veya tıbbi konularda bilirkişi raporlarına başvurulabilir.
Ancak bilirkişi raporu mahkemenin yerine hukuki değerlendirme yapan bir karar değildir.
Raporda;
-
incelemenin kapsamı,
-
kullanılan yöntem,
-
değerlendirilen belgeler,
-
varsayımlar,
-
teknik sonuçlar
incelenmelidir.
Eksik belgeyle hazırlanan, teknik sınırları aşan veya dosyadaki diğer delillerle çelişen raporlara karşı itiraz edilmesi gerekebilir.
Tanık Beyanları ve Çelişkilerin Analizi
Tanık anlatımları birçok ceza dosyasında önemli deliller arasındadır.
Ancak tanığın bir olayı anlatmış olması, anlatımın otomatik olarak doğru kabul edileceği anlamına gelmez.
Tanığın;
-
olayı görme ve duyma imkânı,
-
taraflarla ilişkisi,
-
önceki beyanları,
-
beyanlar arasındaki çelişkiler,
-
maddi delillerle uyum
bakımından değerlendirilmesi gerekir.
Özellikle soruşturma ve kovuşturma aşamalarında değişen anlatımların kronolojik şekilde karşılaştırılması önemlidir.
İstinaf ve Temyiz
Ceza mahkemesi tarafından verilen kararlar kanunda belirtilen şartlar çerçevesinde kanun yolu incelemesine tabi olabilir.
İstinaf başvurusunda yalnızca kararın yanlış olduğu belirtilmemeli; hükmün hangi maddi veya hukuki hata nedeniyle kaldırılması ya da değiştirilmesi gerektiği açık biçimde ortaya konulmalıdır.
Dosyanın niteliğine göre;
-
delillerin yanlış değerlendirilmesi,
-
eksik inceleme,
-
hukuki vasıf hatası,
-
usul ihlalleri,
-
gerekçe eksikliği,
-
cezanın belirlenmesine ilişkin hata
kanun yolu başvurusunun konusu olabilir.
Temyize tabi kararlar bakımından ise Yargıtay incelemesinin kapsamı dikkate alınarak daha teknik bir hukuki değerlendirme yapılması gerekir.
Kanun yollarında ilk derece savunmasının yalnızca tekrar edilmesi yerine hükmün gerekçesindeki hataların hedef alınması önemlidir.
İstanbul’da Ceza Soruşturması ve Ceza Davaları
İstanbul’da ceza soruşturmaları ve kovuşturmaları farklı adli yargı çevrelerinde yürütülmektedir.
İstanbul Adalet Sarayı'nda Çağlayan’da Ağır Ceza Mahkemeleri, Asliye Ceza Mahkemeleri ve Sulh Ceza Hâkimlikleri faaliyet göstermektedir.
İstanbul Anadolu Adalet Sarayı'nda da Ağır Ceza Mahkemeleri, Asliye Ceza Mahkemeleri ve Sulh Ceza Hâkimlikleri bulunmaktadır.
Sulh Ceza Hâkimlikleri, ceza davasının esasını gören eski Sulh Ceza Mahkemeleri değildir; soruşturma aşamasındaki koruma tedbirleri ve kanunda kendilerine verilen diğer görevler bakımından faaliyet gösterir.
Bir ceza dosyasının hangi adli yargı çevresinde yürütüleceği olayın işlendiği yer ve Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki yetki kuralları başta olmak üzere somut dosyaya göre belirlenir.
Tercan Avukatlık Bürosu, İstanbul Kadıköy Fenerbahçe’de faaliyet göstermektedir.
Ceza Dosyalarında Stratejik Çalışma Modeli
Ceza dosyalarında savunma, dosyaya çok sayıda dilekçe sunmak anlamına gelmez.
Savunmanın gücü çoğu zaman hangi noktaya odaklanılması gerektiğinin doğru belirlenmesine bağlıdır.
Tercan Avukatlık Bürosu’nda ceza dosyası değerlendirilirken;
-
olayın kronolojisi,
-
isnat edilen suç,
-
suçun kanuni unsurları,
-
mevcut deliller,
-
hukuka aykırılık iddiaları,
-
tanık ve taraf beyanları,
-
bilirkişi raporları,
-
soruşturma ve kovuşturma işlemleri,
-
bağlantılı hukuk veya ticaret davaları
birlikte incelenir.
Her iddiaya eşit ağırlık verilmesi yerine davanın sonucunu değiştirme potansiyeli bulunan noktalar belirlenir.
Bazı dosyalarda hukuki nitelendirme, bazı dosyalarda delilin yetersizliği, bazılarında fail bağlantısı, bazılarında ise usul ihlali savunmanın merkezi hâline gelebilir.
Savunma nicelik değil, nitelik meselesidir.
Bu nedenle dosya stratejisinde amaç en fazla argümanı üretmek değil; sonucu etkileyebilecek doğru argümanı, doğru delille ve doğru zamanda ortaya koymaktır.
Birden Fazla Hukuki Sürecin Bulunduğu Ceza Dosyaları
Bazı uyuşmazlıklarda ceza soruşturması tek başına yürüyen bir süreç değildir.
Aynı olay nedeniyle;
-
ticaret davası,
-
tazminat davası,
-
boşanma veya mal rejimi davası,
-
icra takibi,
-
şirket ortaklık uyuşmazlığı
aynı anda devam edebilir.
Bu durumda bir dosyada verilen beyan veya sunulan belge başka bir yargılamayı doğrudan etkileyebilir.
Bu nedenle bağlantılı dosyalar birbirinden tamamen bağımsız ele alınmamalıdır.
Ceza savunmasının diğer dava ve uyuşmazlıklarla uyumlu şekilde oluşturulması gerekebilir.
Birden Çok Dava İçeren Çatışma ve Uyuşmazlık Yönetimi →
Hukuki Strateji & Risk Yönetimi →
Sık Sorulan Sorular
İfadeye avukatla gitmek gerekir mi?
Şüphelinin müdafiden yararlanma hakkı bulunmaktadır. Özellikle isnadın ciddi olduğu veya dosyada teknik ve kapsamlı deliller bulunduğu durumlarda ifade öncesinde hukuki değerlendirme yapılması önem taşıyabilir.
Gözaltına alınan kişiyle avukat görüşebilir mi?
Ceza muhakemesi mevzuatı kapsamında şüphelinin müdafi yardımından yararlanma hakkı bulunmaktadır. Somut soruşturmadaki usul ve varsa kanuni sınırlamalar ayrıca değerlendirilir.
Tutuklama kararına itiraz edilebilir mi?
Tutuklama kararları kanunda öngörülen itiraz ve inceleme mekanizmalarına tabidir. İtirazın somut dosyanın delilleri ve tutuklama gerekçeleri üzerinden hazırlanması önemlidir.
Tutuklu bir kişi tahliye olabilir mi?
Tutukluluk sürecinde tahliye talep edilmesi mümkündür. Dosyadaki delil durumu, tutuklama nedenleri, ölçülülük ve adli kontrol tedbirlerinin yeterliliği birlikte değerlendirilir.
Savcılık takipsizlik verirse ne yapılabilir?
Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara karşı kanunda öngörülen şartlar ve süreler çerçevesinde başvuru yolları bulunabilir.
Ceza davası ne kadar sürer?
Yargılama süresi; dosyanın kapsamına, sanık sayısına, tanık ve bilirkişi incelemelerine, mahkemenin iş yüküne ve kanun yolu süreçlerine göre değişir. Her ceza davası için sabit süre vermek mümkün değildir.
Mahkûmiyet kararına karşı istinafa gidilebilir mi?
Kanunda kesin olduğu belirtilen kararlar dışında ve ilgili şartların bulunması hâlinde istinaf kanun yolu gündeme gelebilir. Başvuru süresi ve kararın niteliği ayrıca kontrol edilmelidir.
Her ceza dosyası Yargıtay’a gider mi?
Hayır. Her karar temyize açık değildir. Kanunda belirtilen kararlar ve şartlar çerçevesinde Yargıtay temyiz incelemesi yapılabilir.
Dolandırıcılık ile borcun ödenmemesi aynı şey midir?
Hayır. Bir borcun ödenmemesi veya sözleşmenin yerine getirilmemesi tek başına dolandırıcılık suçunun oluştuğunu göstermez. Suçun kanuni unsurları somut olayda ayrıca incelenmelidir.
İstanbul’daki bir ceza avukatı başka şehirdeki davayı takip edebilir mi?
Avukatın bürosunun İstanbul’da bulunması hukuki temsilin yalnızca İstanbul ile sınırlı olduğu anlamına gelmez. Dosyanın niteliğine göre Türkiye’nin farklı şehirlerindeki soruşturma ve kovuşturmalar vekâlet kapsamında takip edilebilir.
Yazar Hakkında
Av. Mehmet Serhat Tercan
Av. Mehmet Serhat Tercan, İstanbul Barosu’na kayıtlı avukat olup Tercan Avukatlık Bürosu’nun kurucusudur.
Çalışmalarını özellikle ceza hukuku, ticari ve şirket uyuşmazlıkları, miras, gayrimenkul ve inşaat uyuşmazlıkları ile birden fazla dava veya soruşturmanın birlikte yürütülmesini gerektiren hukuki çatışmaların stratejik yönetimi alanlarında sürdürmektedir.
Ceza hukuku kapsamında soruşturma ve kovuşturma süreçleri, tutuklama ve diğer koruma tedbirleri, ticari ve ekonomik nitelikli ceza dosyaları ile mağdur ve müşteki vekilliği üzerinde çalışmaktadır.
Av. Mehmet Serhat Tercan hakkında daha fazla bilgi →
İstanbul / Kadıköy Ofis Bilgileri
Tercan Avukatlık Bürosu
Fenerbahçe Mah.
Fener Kalamış Cad. No:65/3
Kadıköy / İstanbul
Telefon: 0532 659 48 54
Büro İstanbul Kadıköy Fenerbahçe’de faaliyet göstermektedir. Görüşmeler randevu ile gerçekleştirilmektedir.
Hukuki Bilgilendirme
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her ceza soruşturması ve ceza davası; isnat edilen suç, mevcut deliller, tarafların hukuki konumu, usul işlemleri ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.
-
Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi
Ceza yargılamasında şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi ilkesi ve uygulamadaki önemi.
Ceza Hukukunda Karakter Üzerine Değerlendirme
Ceza yargılamasında karakter delilinin değerlendirilmesi ve masumiyet karinesiyle ilişkisi ele alınmaktadır.
Israrlı Takip Suçu
Israrlı takip suçu (TCK 123/A) nedir, hangi şartlarda oluşur ve cezası nedir? Uygulamadaki kritik noktalar ve savunma stratejileri.
Hırsızlık Suçu ve Cezası
Hırsızlık suçu, çoğu dosyada yanlış nitelendirilen ve doğrudan ceza miktarını etkileyen teknik bir suçtur. Basit ve nitelikli hırsızlık ayrımı, kastın değerlendirilmesi ve etkin pişmanlık mekanizması, dosyanın sonucunu belirler. Bu sayfada, hırsızlık suçuna ilişkin hukuki çerçeve ve kritik savunma noktaları detaylı şekilde ele alınmaktadır.
Dolandırıcılık Suçu ve Cezası
Dolandırıcılık suçu, çoğu zaman hukuki uyuşmazlık ile ceza sorumluluğu arasındaki sınırın yanlış kurulması nedeniyle ağır sonuçlara yol açar. Hile unsuru, kast ve taraflar arasındaki ilişkinin niteliği, dosyanın sonucunu belirler. Bu sayfada dolandırıcılık suçuna ilişkin hukuki çerçeve, risk alanları ve kritik savunma stratejileri ele alınmaktadır.
Kasten Öldürme Suçu ve Cezası
Kasten öldürme suçu, Türk Ceza Kanunun Kişilere Karşı Suçlar kısmında Hayata Karşı Suçlar başlığı altında 81. maddede düzenlenmiştir.
Kadıköy Ceza Avukatı
Kadıköy’de yürütülen ceza soruşturmaları ve davalarında, süreç kontrolü ve stratejik savunma yaklaşımıyla hukuki temsil sağlanır.
Cinsel Saldırı Suçu Nedir?
